HABERLER

5 Eylül 2016

Kimler geldi kimler geçti…

Transfer döneminin son gününde Abdul Rahman Khalili’yi alarak transferi noktalayan takımımız böylelikle kadrosuna 13.yabancı oyuncusunu katmış oldu. Değişen yabancı oyuncu statüsüyle hem ligde hem de takımımızda yabancı oyuncu sayısı artarken, Gençlerbirliği’nin yabancıları her dönem isimlerinden söz etmeyi başardı. Kimi saman alevi gibi bir anda parladı, sonraları adını hatırlayan olmadı. Kimi ise ligin yerlisi oldu, 100’ler kulübüne girdi.

Peki nasıl başladı bu hikaye? Kimi kaynaklar Gençlerbirliği’nin ilk yabancı transferi olarak “Yugoslav ekolünün” transferde fırtına gibi estiği dönemleri işaret ediyor. Zlatko Krmpotic, Yugoslav takımı Kızıl Yıldız’da uzun yıllar forma giydikten sonra yolu Ankara’ya düşenlerden. Yıllar sonra onun Belgrad’dan Ankara’ya düşen yolunun izlerini takip edecek bir çok oyuncu olsa da onun yeri her zaman ayrı olacak. 1986-1987 ve 1987-1988 sezonunda Gençlerbirliği formaları giyen Zlatko, bir kupa şampiyonluğu yaşarken bir de küme düşme üzüntüsü yaşadı burada. Daha sonra ülkesine dönen Zlatko ülkesinin takımlarında teknik adamlık yaptı ve son dönemlerde altyapı takımlarında antrenörlük yapıyor.

Ama Zlatko’nun ilk olmadığına dair de kaynaklar bulmak mümkün. 1970’lere dayanan bir başka hikaye var elimizde. Gençlerbirliği’nin küme düştüğü kara sezonlardan 1969-1970 sezonunun ikinci devresinde Ankara Demirspor ile evimizde 2-2 berabere kaldığımız maçta bir isim göze çarpıyor: Dragan! Kimileri o dönemlerde Ankara’da yaşayan Rum ve Ermeni nüfusa dikkat çekip , Dragan’ın da aslında bir yabancı değil Ankaralı olabileceğini söylüyor. Ancak internette kısa bir arama yaptığımızda Dragan’ın da Zlatko gibi bir Yugoslav olduğuna dair bilgiler de var. Gazete arşivlerine göre Ankara Demirspor karşısında 66 dakika sahada kalan Dragan için arşivler çaresiz kalıyor. Maç haberlerinde adı geçen ve 66.dakikada yerini Tevfik Gülcan’a bırakan kimi kaynaklara göre Dragan kimilerine göre Dragon’un izine başka bir yerde rastlamak mümkün olmuyor. Yaptığımız araştırmalarda o maçta forma giyenlerden Zeynel Soyuer ile eski takım kaptanlarımızdan Cemalettin Sakallıoğlu aracılığıyla görüştük. Soyuer, “Dragan isimli bir futbolcuyu hatırlamadığını” , o kişinin Dirani Şenon olabileceğini söylüyor. Tanıl Bora’nın anlatımına göre Dirani Şenon, Malatya kökenli Ankara’da yaşayan Ermenilerden. Türkiye nüfusuna kayıtlı Şenon’u bu nedenle “yabancı” olarak kabul etmek mümkün olmuyor.

Daha sonraki yıllarda bir çok ismin, dünyanın çeşitli yerlerinden Ankara’yla birleşiyor kariyer planları. Kimler geldi, kimler geçti sözü tam da buraya denk düşüyor zaten. Şimdilerde Nantes forması giyen Lorik Cana’nın babası Agim Cana, İzlandalı Edvaldsson, Arjantili Rinaldi ve Zacarias ilk transferlerden göze çarpanlardı.

1995 yılında ise Türk futbolunda bir akımın öncüsü olan Gençlerbirliği, ilk Afrikalıları ligimize kazandırmıştı. Okunduğu gibi yazılmaya alışılmış Kona-Kuşe-Moşe üçlüsü sadece Gençlerbirliği’ne değil Türkiye Liglerine de damga vurmuştu. Onları Phiri, şimdilerde Everton forması giyen eski Chelseali Romelu Lukaku’nun babası Roger Lukaku ve takımımızdan Real Madrid’e transfer olan Geremi takip etti.

2000’li yılların başında gelen transferler ise halen dün gibi akıllardaki yerlerini koruyor. Gençlerbirliği’ni şampiyonluk yarışına sokan, Avrupa’da ismini duyuran kadronun çekirdeği bu transferlerle atılmıştı. Thomas Zdebel, Patrick Nijs, Josip Skoko,Marcel Mbayo, Filip Daems, El Saka, Ahmed Hassan, Souleymane Youla, Fredrik Risp, Damir Botonjic gibi isimler iyi yerli isimlere eklenen iyi yabancı transferler olarak hatırlanmaya devam ediyor. Bu kadroyu canlı olarak ya da televizyon başında izleyen birine denk gelirseniz, sorduğunuzda bu takımın ilk 11’ini sayması uzun zaman almayacaktır.

Son dönemlerde ilk yabancı transfer olarak nam salan Zlatko’nun Belgrad’dan Ankara’ya uzanan yolunu takip eden Dusko Tosic, Radosav Petrovic, Dejan Lekic, Milan Smiljanic, Nemanja Tomic gibi isimler Gençlerbirliği forması giydi. Yine son yıllarda Balkan ülkelerine kırılan transfer rotası vesilesiyle takımımıza Ante Kulusic, Bogdan Stancu, Debatik Curri gibi isimler de eklendi. Kısa süre içinde unutulmazlar arasına giren Babangida, Vleminckx ve Hleb ise taraftarımız ve kulübümüz için diğer önemli isimlerden oldu.

Zlatko’dan bu yana bir çok isim geldi geçti. Kimi adını hafızalara ve gönüllere kazıdı, misafirlikten “bizden biri” aşamasına geçti. Kimi ise misafirliklerini Ankara’da kısa tuttu. Bu sezon kadromuzda iki Romen, iki İsveçli, iki Ganalı, bir Kosovalı, bir Sırp, bir Karadağlı, bir Hırvat, bir Güney Afrikalı, bir Belaruslu ve bir Gineli bulunuyor. Gelişen teknoloji ve arşiv kayıtları onları Dragan/Dirani gibi bir bilinmezlikten kurtardı; geriye gönüllere , hafızalara kazınmak kaldı. 6 numaralı formasıyla artık bir Ankaralı olan Ante , her sezon Kırmızı Kara forma ile çift haneli gol sayılarına ulaşan Bogdan Stancu şimdiden o gönüllere, hafızlara girdiler bile. Diğerleri için ise “zemin futbol oynamaya, gönüllere ve hafızalara kazınmaya son derece elverişli.”