HABERLER

3 Ocak 2019

“Burada güzel bir aile yapısı var”

Alper Uludağ geride kalan 1,5 yıllık süreçte hem istikrarlı performansı hem de saha içindeki mücadelesiyle tribünlerin sevdiği özel isimlerden biri oldu. Galatasaray ağlarına attığı son dakika golü, Osmanlıspor maçının ardından hissettikleri, taraftara duyduğu sempati ve bu sezon şampiyonluğa olan inancına dair Alper Uludağ ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Geçtiğimiz sezonun son bölümünden bugüne senin için zaman nasıl geçti?

Galatasaray maçına kadar bir mağlubiyet serimiz vardı. Galatasaray’ı kazanırsak birkaç maç daha seri yapar başarırız diyordum. Osmanlıspor maçına gelecek olursak, o maçı ölüm kalım maçı olarak görüyordum. Olmadı, şanssız maçlar da yaşadık. İyi oynayıp kaybettiğimiz maçlar da oldu.

Ama toparlanmayı bildik. Bu seneyi farklı kılan takım içi bağ, iletişim diyebilirim. Büyüklerin küçüklere karşı olan sevgisi, gençlerin büyüklere olan saygısı. Arada tartışmıyor muyuz, oluyor ama hiç olmaması daha büyük sorun bence. Sorumluluk alan oyuncu sayısı artınca başarıya yansıdı bu.

Sezon bittiğinde ben “burada kalacağım, düştüysek birlikte çıkacağız” dedim.

Kamp da belli etti aslında bugünkü durumumuzu. Hatırlıyorum, ilk top başı yaptığımız günlerde tesislerde hepimizin morali çok bozuktu. Sonra Kızılcahamam’da o bunalımı üzerimizden atmaya başladık. Bolu’da da arkadaşlığımız arttı ve güzel şeyler olacağına inandık. Bolu’da Selçuk Abi, Nobre, Emrullah geldi son bölümde. Bize çok şey kattılar.

Geçen yıl olanlara üzüldük mü, çok üzüldük. Burada olan herkes çok üzüldü.

İlk yarıyı nasıl değerlendirirsin?

Beklentileri fazlasıyla karşıladık diye düşünüyorum. Uzun süre yenilmemezlik serisi, üçüncü sıradaki takım ile 10 puan fark… Özellikle o moral bozukluğu ile başladığımız sezon başından sonra gerçekten önemli veriler bunlar. Ligi şu an benimsedik ama misafir olduğumuzu da herkese kanıtladık. Tekrar çıkıp, aynı hatalara düşmemek için çok çalışıp layık olduğumuz yerde kalmak istiyoruz.

Ben farklı kulüplerde oynadım ama buradaki havayı kolay kolay başka yerde bulamadım. Burada güzel bir aile yapısı var. Futbolcu , personel, teknik ekip, yönetim… Büyük kulüp, güzel şehir… Problemli bir kulüp olsa sahaya mı odaklanacağım, kulüp içindeki saha dışı problemlere mi? Kısa süreli izinlerimiz oluyor, onda da Ankara’da ailemle güzel vakit geçiriyorum. Bunların hepsi başarı için mutluluk için önemli etkenler.

Kişisel performans olarak devreyi değerlendirecek olursam; skor katkısı verdim belli bir çizgide performans sergiledim. Katkı verebildiğim için mutluyum. Bir sol bek olarak 15 gol 10 asist kim istemez ama elimden gelenin en iyisini bu takım için yapmak istiyorum , yapmaya çalışıyorum.

Erkan Sözeri için neler söylemek istersin?

İlk günden itibaren Erkan Hoca kalmamı istediğini söyledi. Zaten kalmak istiyordum , hocanın ilk günkü yaklaşımlarından da doğru karar verdiğimi düşündüm zaten. Kalmak istediğim yerde, beni isteyen bir hoca ile devam etmek ekstra bir şans benim için.

Ben nereden geldiğimi neler yaşadığımı biliyorum. Burada bana değer veriliyor, bana değer verilen yerde neden mutsuz olayım. Neden kalıp sorumluluk almayayım. İnsanlar bana değer verip, saygı gösteriyorsa benim de bunun karşılığını vermek için mücadele etmem gerek.

Şampiyonluk hedefiyle başlanan sezonda şu ana dek liderliği bırakmadık. Senin bu hedefe dair görüşlerin neler?

Hedef şampiyonluktu, biz aşağısını hiç düşünmedik. Sezon öncesi sorduklarında zor diyebilirdim belki ama hedefimizi biz yine de böyle belirledik. Olabildiğince erken bir şekilde bu hedefi yakalamak istiyoruz. Taraftar, hocalar, oyuncu grubu, personel, altyapı, futbol kamuoyu herkes “Gençlerbirliği şampiyon olur” diyor. Bu çok önemli bir şey, biz oyunumuzla , takım ruhumuzla bunu herkese kabul ettirdik.

Kısa sürede gösterdiğin aidiyet ve performansla taraftarla da güzel bir bağ kurdun. Gençlerbirliği taraftarına neler söylemek istersin?

Ben buraya ilk geldiğimde kadroya giremiyordum, dışarıdan onları izliyordum. Çok temiz bir tribün olduğunu gördüm. Türkiye’de bazı tribünleri biliyoruz; küfür var kavga var. Ama bizim tribünümüz çok başka diye düşündüm o zaman. Ben kendi adıma elinden geleni fazlasıyla yapmaya çalışıyorum her maç, bundan hiç şüpheleri olmasın. Bu maçta öyle değil sadece antrenmanda da öyle. Futbol bu, bazen iyi oluyor bazen kötü. Bazen istediklerini yapamıyorsun. Ama kısa vadede böyle bir bağı kurmak çok güzel. Bu bağ da bana daha büyük artı olarak yansıyor performansıma. Daha fazla koşayım, daha fazla mücadele edeyim diyorum. Çünkü saygı duyulduğunu, sevildiğimi görüyorum.

Onlardan ricam yavaş yavaş çocuklar gelsin tribüne, çocuklarını getirsinler tribünlerimize. Bizim tribünlerimiz gerçekten çok güzel , eğlenceli. Gençlerbirliği sevgisi ile büyüsün çocuklar burada. Bizim kulübümüz hakikaten özel, burada olduğum için değil buna gerçekten inandığım için tüm samimiyetimle söylüyorum.

Eskiden de az çok biliyorduk ama içine girince daha iyi gördüm Gençlerbirliği’ne dair şeyleri. Gençlerbirliği’ne ayrı bir sempatim vardı küçüklükten beri. Aachen’da profesyonel olduğumda takımımızda Thomas Zdebel vardı. O Almanya’da sürekli buradaki güzel günlerini anlatırdı. Sonra benim çocukluğumda da Ahmed Hassan, Daems falan oynuyordu, sonra Gençlerbirliği’nin UEFA Kupası maçlarını hatırlıyorum. O günleri düşünüp bugün burada olduğumu görünce nasibimiz varmış diyorum.